Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Kayseri Gündem    Kayseri Reklam    Yazarlar  
Kayseri haber,kayseri haberleri,kayseri spor,kayse sevgiliye hediye
Anasayfa | Haber Ara | Resimler | Kayseri Haritası | Seri ilanlar | Video izle | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı Doğum Günü Hediyesi Sevgiliye Hediye Paylaş

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Internet hayatinizi nasil karartabilir?

Diyelim ki facebook ya da benzeri bir paylasim sitesine dayinizi eklediniz. Yandiniz. Dayiniz basiniza bakin nasil bir bela getirebilir?

Kategori  Kategori : Internet
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1869
Tarih  Tarih : 26 Şubat 2010, 17:47
Google

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ya da ögretmeni çocuga ödev verdi. Internetten ararsa hayati kararabilir...Insanlik tarihinin en büyük buluslarindan internetin yararlarini saymanin, hiç kuskusuz ciltler dolusu kitap tutacagini ifade eden Prof. Özsoy, ancak kullanirken en küçük dikkatsizligin büyük sorun olacagina dikkat çekiyor.

Fatih Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ögretim üyesi Prof. Dr. Osman Özsoy, internet kaynakli nedenlerle hayati kararan insanlara dair örneklerin giderek arttigini, internetin yeni bir olgu oldugu için, insanlarin deneme yanilma yoluyla zararlarini ögrenebildigini söyledi.

''Internetin Kararttigi Hayatlar'' adli kitabiyla ilgili AA muhabirine bilgi veren Özsoy, kitabin yazilis amacinin, basta çocuklar ve gençler olmak üzere, aileyi, toplumu internetin olumsuz etkileri konusunda bilgilendirmek, bilgisayar kullanicilarinin internet kaynakli herhangi bir sorunla karsilasmalarini engellemek, bu konuda Türkiye'de ve dünyada yasanan örnekleri paylasmak oldugunu belirtti.

Insanlik tarihinin en büyük buluslarindan olan internetin yararlarini saymanin, hiç kuskusuz ciltler dolusu kitap tutacagini ifade eden Özsoy, internet kullanicilarinin büyük bölümünün, internet kullanirken gösterilen dikkatsizligin gelecekte büyük sorun olusturma riski bulunacaginin farkinda olmadigini vurguladi.
kullan

"Çözüm ne kadar büyük bir felaketle karsi karsiya oldugumuza isaret ediyor.

Ama anne babalar çalisiyorlar. Herkes çocugun basinda bekçi degil. Eger, olasi zararlarindan sakinmak için, bulunan en makul çözüm buysa, bu da çözüm degil."

Özsoy, günlük gönderilen elektronik posta sayisinin 250 milyar, internette yayin yapan web sitesi sayisinin 350 milyon, dünyada internete giren kisi sayisinin 1.7 milyar, su ana kadar sadece Facebook'a yüklenen fotograf sayisinin 30 milyar ve 1 yilda gönderilen mail sayisinin ise 90 trilyon oldugunu vurguladi.

Bu verilerin müthis rakamlar oldugunun altini çizen Prof. Dr. Özsoy, ''Internet, baskalariyla paylasmak istemedigimiz kisisel bilgilerimizin, özel yazismalarimizin ve mahrem fotograflarimizin kontrol edilmesi riskinin yaninda, olusturdugu bagimlilik, insan sagligini tehdit eden yeni hastalik türlerine yol açmasi ve internet üzerinden islenen suçlara, farkina varilmadan hedef haline gelinmesi gibi nedenlerle çok farkli sorunlari da beraberinde getirmektedir'' diye konustu.

Sadece bilgisayar kullanimina bagli daha önce olmayan 7 bin 400 civarinda yeni hastalik türünün çiktigini vurgulayan Prof. Dr. Özsoy, hatta bazi bilgisayar vakalarinin, Amerika'da acil servislerde tedavi edilmeye baslandigini söyledi.

-''(PORNO) ILE ILK DEFA ÖDEV YAPARKEN KARSILASIYORLAR''-

Yapilan arastirmaya göre, 7-14 yas arasindaki internet kullanan çocuklarin sanal dünyada aradigi anahtar sözcükler arasinda ilk üç sirayi YouTube, Google ve Facebook alirken, ardindan ''sex'' ve ''porno'' kelimeleri geldigini dile getiren Prof. Dr. Özsoy, söyle konustu:

''Çocuklarin yüzde 80'i porno ile ilk defa ödev yaparken karsilasiyor. Çocuk girmek istemese bile, linkler çocuklari o kadar farkli yerlere getiriyor ki... Zararli sitelere girilmesini engellemek için o kadar filtre programlari gelistirilmesine ragmen, kesin bir çözüm bulunamadi. Bütün bilim dünyasinin mutabik kaldigi, tek kalici önleyici çare, 'çocugunuz bilgisayarinin monitörü kapiya dogru dönük olsun, çocugunuzun odasinin kapisi da açik olsun'. Bunun disinda hiçbir formül bulunamadi. Bu çözüm ne kadar büyük bir felaketle karsi karsiya oldugumuza isaret ediyor. Ama anne babalar çalisiyorlar. Herkes çocugun basinda bekçi degil. Eger, olasi zararlarindan sakinmak için, bulunan en makul çözüm buysa, bu da çözüm degil. Ögretmenler çocuklarin internetten ödev yapmalarini saglarken, o kaynaklara nasil ulasacaklarini, bilgisayari nasil güvenli kullanacagini ögretmek zorundalar.''

Prof. Dr. Özsoy, çocuklarin, bilgisayar kullanimi konusunda anne ve babalarindan, ögretmenlerinden çok daha ilerde oldugunu, insanlarin, dogal olarak, kullanimini bilmedikleri seylerin denetimini saglayamadigini bildirdi.

-''DENEME YANILMA YOLUYLA ZARARLARINI ÖGRENEBILIYORLAR''-

Prof. Dr. Özsoy internet kullanicisi kiz çocuklarinin yüzde 63'ünün sanal ortamda tanimadiklari insanlarla bir araya geldigini ve diyaloga geçtigini aktardi.
Internetin Karartigi H@yatlar

Dayiniz derdiniz olabilir.

"Facebook sayfana dayinin fotografini koymussun, altina da adini soyadini yazmissin. Internet ve telefon bankaciliginda en kritik soru 'annenizin kizlik soyadi nedir?'. Annenin kizlik soyadi dayinin soyadidir. Gençlerimiz, tanimadiklari birçok kisiyi sosyal paylasim sayfalarina ekliyorlar"

Kitabinin, alaninda bugüne kadar yazilmis en kapsamli çalisma oldugunu, kitabin bir kisiye bile faydasi olmasinin, ''bu kadar çabaya degdi'' diye düsünmesine neden olacagini ifade eden Prof. Dr. Özsoy, sunlari söyledi:

''Her gün medyaya, internet kaynakli nedenlerle hayati kararan insanlara dair çok sayida örnek yer aliyor. Kitapta, internetten kaynaklanan sorunlar nedeniyle hayatlari kararan insanlarin hikayeleri de var. Internet kaynakli nedenlerle hayati kararan insanlara dair örnekler giderek artiyor. Kitapta kötü örnekleri vermek istemezdim, ancak internet çok yeni bir olgu oldugu için, insanlar deneme yanilma yoluyla bunun zararlarini ögrenebiliyorlar. Almanya'da bir kadin, oyun oynamasini engelleyen iki çocugunu bogarak öldürdü. Çin'de bir doktor, acil servisteki hastasina, oyun basindan kalkamadigi için zamaninda müdahale edemedi ve hasta öldü. Ardindan yapilan arastirmada, 'Bilimsel arastirma yapiyordum' dedigi, hastanin öldügü  dakikalarda, doktorun oyun oynadigi tespit edildi. Yaptigimiz her islemde bir elektronik iz birakiyoruz.''

Iki haftada internet oyunlari yüzünden kaybolan çocuklarin haberlerinin izlendigini aktaran Prof. Dr. Özsoy, ''Çünkü bilgisayar oyunlarinin karakterleri parayla alinip, satilabiliyor. Bir bilgisayar mühendisi arkadasimizin, bir bilgisayar oyununda puani çok yüksek. Baska bir arkadasi, ona bu yüzden onun kullanici adini ve sifresini almak için, 3-5 bin dolar para teklif etti. Çünkü fazla puan almis. Bu teklifi eden kisi, o puanla oyuna devam etmek istiyor. Olayin ulastigi boyutu düsünün. Örnegin çocuklar internet kafelerde oyun oynayabilmek için, sokaklarda dileniyorlar'' diye konustu.

-''SANAL DOSTLUK KAVRAMI ORTAYA ÇIKTI''-

Prof. Dr. Özsoy, insanlarin, sanal dünyada kelimelerden olusturduklari hayal dünyasina, karsisindaki insani dahil ettigini, gerçek hayatta ise sanal dünyadan farkli bir dünyayla karsilastiklarini belirtti. Özsoy, sunlari kaydetti:

''Sanal dostluk kavrami ortaya çikti. Sanal kisilikler o kadar ön plana geçti ki Avrupa'da binlerce insan sanal dünyada kullandiklari isimleri kullanmak için, mahkemeye basvuruyorlar. Çünkü sanal dünyada çok sayida dost ediniyorlar. Sanal kimlikler gerçek kimliklerin önüne geçmeye basladi. Bagimlilik, 'onsuz olamamak' demektir. Bunu askta da günlük ihtiyaçlar itibariyle de tarif edebilirsiniz. Yaptigimiz her is kayit altinda. Eve girer girmez, üstümüzü degistirirken zaman kazanmak için, bilgisayarin dügmesine basip ondan sonra üstümüzü degistiriyoruz. 20 sene önce olmayan bir sey bizi bu kadar etkisi altina aldiysa burada sorun vardir.''

-''INTERNETE EKLEDIGIMIZ PROFILLER...''-

Prof. Dr. Özsoy, istihbarat aglariyla, sosyal aglar arasinda bir baglanti oldugunu belirterek, insanlarin kendi elleriyle kendilerini ''fisledigini'' savundu. Özsoy, sunlari aktardi:

''Dayiniz derdiniz olabilir. Facebook sayfana dayinin fotografini koymussun, altina da adini soyadini yazmissin. Internet ve telefon bankaciliginda en kritik soru 'annenizin kizlik soyadi nedir?'. Annenin kizlik soyadi dayinin soyadidir. Gençlerimiz, tanimadiklari birçok kisiyi sosyal paylasim sayfalarina ekliyorlar. Insanlar bunlara dikkat etmiyorlar. Dogum tarihlerimizi, her bilgimizi paylasiyoruz. Örnegin tatile çikarken, sayfamiza '15 gün tatildeyim' yaziyoruz. Kendimizi risk altina atiyoruz. Hirsizlar bile insanlarin evde olup olmadigini internetten takip etmeye basladi.''

HER GENÇ KIZIN BASINA GELEBILIR

Genç kizlarin, tanimadiklari insanlarla kameradan görüsürken, kayit altina alindiklarinin farkina varamadiklarini kaydeden Prof. Dr. Özsoy, ''Internette tanistigi çocuga güvenen kizlarimiz, çok samimi diyaloglar kurduklari için, sakincali görüntüler ortaya geçiyor. Ardindan kötü niyetli kisiler, bu görüntüleri internette yayma karsiliginda, kizlara onlarla beraber olmayi teklif ediyorlar. Bu son zamanlarda çok yayginlasti. Böyle bir durumla karsilasildiginda, ailenize ve güvenlik birimlerine mutlaka haber verin. Sizden izin almadan sizi kaydeden bir insanin sözüne güvenilmez. Sizi daha büyük felaketlere sürükleyebilir'' dedi.

Bu tür bir olayin her genç kizin basina gelebilecegini, maalesef genç kizlarin büyük bir kisminin bu tuzaga düstügünü kaydeden Özsoy, ailelerin böyle bir olay karsisinda çocuklarina sahip çikmasi ve güvenlik güçleriyle birlikte hareket etmeleri gerektigini söyledi.

(AA)
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Internet

En Çok Okunan Haberler

YENİ RESİMLER

Net-Ölüm10 Nisan 2011

GALERİ

ANKET

Bugün Seçim Olsa Oyunuzu Kime Verirsiniz ?






Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

istanbul gazeteler doğum günü hediyeleri kayseri haber Estetik ankara nakliyat Yılbaşı hediyeleri

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi


Arama sonucunda bulunan kayıtları görmek için lütfen TIKLAYIN