Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Kayseri Gündem    Kayseri Reklam  
Kayseri haber,kayseri haberleri,kayseri spor,kayse sevgiliye hediye
Anasayfa | Haber Ara | Resimler | Kayseri Haritası | Seri ilanlar | Video izle | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı Doğum Günü Hediyesi Sevgiliye Hediye Paylaş

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Bir siir ustasinin kaleminden Gazze

Cahit Koytak, Gazze Risalesi siirinde Gazzeli Yusuf'un sahsinda yeryüzünün bütün çocuklarini 'muhatap' alarak Gazze'de islenen zulmü anlatiyor.

Kategori  Kategori : Kültür ve Sanat
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 509
Tarih  Tarih : 15 Eylül 2009, 15:11
Google

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cahit Koytak entelektüel bir sair. 'Kültür siiri' yaziyor. Bir aydin sorumluluguyla; din, dil ve irk gözetmeden kalemini bir pergel gibi yeryüzünün bütün 'cehennemlerine' çeviriyor

Siir ne isimize yarar? Ya da söyle soralim siir nemize gerek? Siirin toplumsal karsiligi 'vicdan kulagi'na ses olmasiyla gerçek degerine yükselir. Siirin yapi ve atmosfer karakterinin özünde tepki vardir. Tepki, bazen öfke olabildigi gibi bazen de hüzün olabilir.

Bu anlamda sairin kalemi zulüm görmüs bütün halklarin dogal ve mesru 'keskin kilici'dir.

Siir bizi kendi niyetimizden alip sairin 'iyilik niyeti'ne götürür. Sairin insanlik adina söz almis olduguna inanmamiz gerekir; bu inanci saglayan da siirin özünde kötülük olmamasidir.

Siirin özü derken; sairin temiz bir vicdani oldugunu ve kendi fikriyatini teklif ederken 'insani' olana çagirdigini dolayisiyla siirdeki yapitaslarinin bütününü kapsayan bir 'evrensel gerçeklikten' bahsediyorum. Daha somut ifadeyle; bir siiri okumaya basladigimizda sairin 'insan' olduguna ve 'fitrat'a çagirdigina inaniriz. Sair; yasadigi çagin her bakimdan tanikligini yapmaktadir.

Yasadigi çaga bigane kalmaz/kalamaz. Fakat burada bir tehlike var; bazi dönemlerde siir 'savas'a ve dayatilan ideolojiye kurban verilmistir. Buna, Cumhuriyet döneminde yasamis ve eser vermis birçok ismi örnek gösterebiliriz. Dayatilan ideolojinin bayraktarligini üstlenen sairler yapayliktan da kendilerini kurtaramamislardir. Siirde olmasi gereken temel unsur yok edilmistir böylelikle. Nedir bu temel unsur; bütün anlam ve kapsamiyla özgürlük!

Siirle sosyal olaylar her dönemde atbasi gitmistir. Sair bu bakimdan bir 'sosyal olay haritacisi'dir. Olaylari gözlemler ve kendi dünyasina katistirir. Sözü, ikinci siir kitabi yeni yayimlanan Cahit Koytak'a getirmek istiyorum. Cahit Koytak ilk siirini Dirilis dergisinde yayimlamis. Dirilis, Ikinci Yeni'nin en önemli sairi ve teorisyeni Sezai Karakoç'un siir ve fikirleriyle hayat verdigi Cumhuriyet sonrasi dönemin en etkili dergilerindendir. Dirilisçiler diye tarif edebilecegimiz bir sairler grubu var; Koytak en önemlilerindendir.

"Büyük bir define haritasinin kayip parçalarini kesfedercesine, her yazdigim sey o bütünün dolmayi bekleyen bir parçasi gibi doguyor bende."

Koytak ilk siir kitabi Ilk Atlas'i 1991'de yayimladiktan sonra hiç siir kitabi yayimlamadi. Sebebini sairden dinleyelim; "Çok mesgul bir insandim yillarca. Biraz da kalabalik bir ailenin babasi durumundaydim. Is güç, çoluk çocuk biraz yayin faaliyetinden uzak tuttu. Ama siirden hiç uzak kalmadim.

Ilk Atlas'i yayimlarken bir söylesi için söylemistim, yazdigim her seyin bir bütünün parçasi oldugunu düsünüyorum. Onu hissederek yaziyorum. Büyük bir define haritasinin kayip parçalarini kesfedercesine, her yazdigim sey o bütünün dolmayi bekleyen bir parçasi gibi doguyor bende."

(Kitap Zamani Sayi: 40) Aradan geçen süre içinde çesitli dergilerde yayimladigi en az sekiz kitaplik siirleriyle "bütünün dolmayi bekleyen parçalarindan" dolayi sürekli gündemimizde oldu. Bir 'günes definecisi' gibi… Cahit Koytak öncelikle dekor sairi. Dekoru kurduktan sonra, üzerine, anlatmak istedigi ne ise onu, yalin bir dille adeta harmanliyor. Siirin üst kurmacasini gerçeklestirdikten sonra nesir mantigiyla devam ediyor; giris, gelisme ve sonuç. Nesirdeki dekoru, siir üst mantiginin yörelerinde gezdirerek 'verimlestiriyor'. Bu sebeple olsa gerek siirindeki özne 'disarida' duruyor. Siirlerinde 'ben' olmadigi gibi 'biz' de yok; 'ben'den disarilastirilmis bir 'biz duygusu' hâkim.

Koytak siirinde, tabiattaki her 'sey' ve 'durum' yerini alabiliyor. Buradan bakarsak Koytak bir envanterist gibi siir yaziyor. Siirinde anlatmak istegi nesne, olay veya durumu verdikten sonra o nesne, olay veya duruma ait ne özellikler varsa hepsinin envanterini çikariyor. Sira disiligin içinde siradanligi 'oldugu gibi' ama ustaca verebiliyor. Dolayisiyla bir metafor ustasi Koytak.

Gazze Risalesi kitabini sosyal olay, dekor ve metafor baglaminda okuyabiliriz. Sosyal olay dedigim Israil'in Gazze'ye saldirisidir. Saldirinin herhangi bir geçerli sebebi olmadigi için dram diyemeyiz; bu bir savas ve masum insanlara karsi islenmis cinayettir. Yani Gazze halki bütün milletlerin gözü önünde zulüm gördü. Gazze'de yasananlari görüp de taraf olmayan bir insanin insani özellikleri kaybolmus demektir. Israil, Gazze'de insanligin en büyük vahsetini isledi. Bebekleri öldüren bir politikanin savunulur tarafi olamaz.

Iste, Cahit Koytak Gazze Risalesi ile bu vahsete ve sonuçlarina siir penceresinden ayna tutup insanlik tarihine not düsüyor. Daha önce (24 Ocak 2009); Abdulkadir Budak, Ali K Metin, Haydar Ergülen ve Hüseyin Alemdar gibi önemli isimlerin katildigi 63 sairin dizelerinden mütesekkil –ki ben de iki dize ile katilmistim- Gazze Avazi siiri meydana getirilmisti. Israil'in insanlik disi hareketini 'kinamak' ve tarihin kara sayfalarinda ne vahsetlerin yasandigini gelecege (tarihe) söylemek için. Gazze Risalesi'nden, Cahit Koytak'in sözkonusu siire C.Mehmet Eren ismiyle katkida bulundugunu ögreniyoruz. Gazze Risalesi üç siirden mütesekkil.

Bunlar; Gazze Risalesi, Ekler ve Josef'e Mektup. Koytak, Gazze Risalesi siirinde Gazzeli Yusuf'un sahsinda yeryüzünün bütün çocuklarini 'muhatap' alarak Gazze'de islenen zulmü anlatiyor. Çocuklugun duru safligina dayanarak insanligin merhamet membasini 'düzey' göstermektedir. Sairin 'vicdan mesabesinden' bakmasi insanligimiz için, bütün insanlik için çok önemli. Ekler siiri (bölümü) risalenin devami niteliginde. Josef'e Mektup ise 'olay'a tersinden baktigini gösteriyor. Tersi dedigim su; aci çektiren özneye 'nota veriyor'.

Cahit Koytak entelektüel bir sair. 'Kültür siiri' yaziyor. Bir aydin sorumluluguyla; din, dil ve irk gözetmeden kalemini bir pergel gibi yeryüzünün bütün 'cehennemlerine' çeviriyor. Gazze Risalesi siirinin sonuna dogru 'olay'in sadece Gazze'de yasanmadigini Serebrenitza, Irak, Cezayir, Vietnam, Çeçenistan ve Hirosima'da da ayni 'insanlik lekesi'nin icra edildigini belirtiyor sair.

Bunu yaparken birikimine ait ipuçlari da sunuyor bize. Geçen yüzyilin önemli düsünür, romanci ve sairlerinin isimleri geçmekte risalede; Edward Sait, Franz Kafka ve Mahmut Dervis gibi. Seksen Kusagi'nin diger sairlerinde gördügümüz siire ait çesitli terimleri, o terimlerin içerdigi anlamiyla kullanmak Koytak'ta da var. Bir farkla; Seksen Kusagi'nin öbür sairleri siiri konu alan ürünler verirken; Koytak siire ait bazi terimleri kullanarak bir atmosfer meydana getiriyor. Siiri konu edinmiyor; anlatmak istedigini ifade etmek için kullaniyor terimleri.

Cahit Koytak, Gazze Risalesi ile sairin tarih karsisindaki sorumlulugunu hakkiyla yerine getirmistir. Günümüzde çok tartisilan; 'sairlerin savaslara kayitsiz kaldigi' saçma yargisini çürütmek için Gazze Risalesi elimizde hacimli bir kanit.



Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Kültür ve Sanat

En Çok Okunan Haberler

YENİ RESİMLER

Net-Ölüm10 Nisan 2011

GALERİ

ANKET

Bugün Seçim Olsa Oyunuzu Kime Verirsiniz ?






Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

istanbul gazeteler doğum günü hediyeleri kayseri haber Estetik ankara nakliyat Yılbaşı hediyeleri

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi


Arama sonucunda bulunan kayıtları görmek için lütfen TIKLAYIN